30 Ocak 2013 Çarşamba

adaptasyon

Kaufmanin uyarlamasi da ayrica bir posta deger ama ben bugun biyolojik anlaminyla ve aslinda bunun sosyal yasamdaki (sosyolojik demeye dilim varmiyor; suncacik cussemle, bu terimin altinda kalmaktan korkuyorum) bir takim halleri anlamak ve anlatmak icin adapte ettigimiz kullanimiyla anacagim basliktaki kelimeyi.

cocuklugumda tum maddelerini bir bir okudugum TDK sozlugu tek kelimeyle cikmis isin icinden: uyum.
uymak kelimesi de: birbirini tutmak, riayet etmek, tabi olmak diye ozetlenebilir.

1-birbirini tutmak esittir. a ve b esit olarak benzesir ya da dogalari geregi zaten benzesiktir ve boylece mutlu mesut yasar giderler.

2-riayet etmek etken ve edilgen taraflarla olur. riayet edilecek bir norm, referans degeri vardir ve buna riayet eden vardir. uyarsa uyumludur. uymazsa uyumsuzdur ve bu riayet etmeyenin sucudur.

3-tabi olmak ise bir oncekine benzer. a normu belirler, b norma uyacak taraftir. fakat bu sefer b'nin ben buna uyayim mi uymayayim mi diye dusunme sansi yoktur. keza buna tabi olmus, karar mekanizmasi elinden alinmis ve a'nin dunyasina zorla uydurulmustur.

biyolojide adaptasyon:

bilimsellikten zihin ucurumlarinca uzak aklimla size bunlarin biyolojik analojilerini yapayim:
1 ariyla cicegin iliskisidir. ari cicegi sever cunku polenlerinden bal yapar. cicek ariyi sever cunku ari alir cicegin polenlerini uzak diyarlara, cicegin kendi basina gidemeyecegi yerlere goturur, oralara tohum salmasini saglar. ari ve cicek olduklari gibi, hur iradeleri baski altinda olmadan uyum icerisindedirler. dertleri ve istekleri ayni olmasa da varliklari birbirini tutar. (bu hallere co-evolution ya da co-adaptation da deniliyor, keza iki tur birbirini eyleye eyleye yuvarlanip gidiyor... varoluslarinda imece usulu birbirini destekliyor, doga ananin hircin dogasinda birlikte dayanisarak olageliyor bu munzirlar).

2'ye gore, bu dogada her canli bir itaatkardir ve doganin kanunlarina riayet eder. etmeyen olur ya da darvinvari bir degisle dogal secilimde elenir ve turu yok olur. fakat itaat edilen seyler doganin degisemeyecek kanunlaridir. misal yer cekimi. tum canlilar bir sekilde bu kanuna itaat ederek evrimlesmislerdir, pek cogu bunu avantajina kullanmayi becerebilmistir (poleni yere dussun diye gunese degil yere bakan siklemen cicekleri - yani aslinda basta amacsiz bir sekilde yere bakarak varolmus siklamen ciceklerinin gunumuze kadar gelebilmesinin raslantisal bir sekilde degismeyen kanun yer cekimiyle uyusmasi ve bu sayede dogal secimde elenmemeis olmalari), bazirlari sadece uzuvlarini o denli adapte ederek sadece var olagelmistir (kaka deliginin kuyrugun ustunde degil altinda olmasi??? bilemedim). her halukarda doganin degismez kanunlarini bir yana birakirsak doga bir derece adildir itaatkarlarina. eger ki itaatkarlari o bolgede fazlalasmislarsa, doga da yan degerlerini itaatkarlariyla birlikte mutlu yasamak icin evirir cevirir ve birbirini tutar hale gelir. doga ana kendinden ve kendini kendi yapandan haberdardir ve bunlara saygilidir.

3 icin soylenecek pek bi sey yok. tek ornek yeter: egemen ve nanemolla olan homogillerin en nadidesi biz sapienler yeriken agzina gelmesin diye genetigiyle oynanarak uretilmis cekirdeksiz karpuzlar. karpuz artik ehlilestirilmis bir bitkidir ve tohum salmadan, en tabi varolus nedenine ters duserek buyur serpilir ve bostanlarda yasam bulacagi yerde, supermarket reyonlarinda deger bulur. bahtindan habersiz bu bitki turunun medeni (yani dogadan gelen degil sehirden gelen) ve ismi lazim olmayan yasam turunun kotu emellerine tabi olarak laboratuvarda felegi sasirtilmistir. acaba kendi haline birakilsa, hicbir insan evladi cekirdeksiz karpuzu yemiyor diye milyon yil sonra bu tatli ve sulu ve bir o kadar da lezzetli yasam formu cikip kimse beni yemiyor arkadas, o zaman ne yapayim ben de dogurganligimdan vazgeceyim, cekirdek cikarmayim da beni yesin su sapien soyu der miydi? bilemiyoruz degil mi... karpuzun cekirdeginin sadece uretici firmalarin ar-gesinin kontrolunde olacagi ve hatta onlarin patentine sahip olacagi ve bu nedenle kendi halinde insanlarin karpuz yetistiremeyecegi ve ancak marketteki sunulan karpuza tabi olacagi acaba bir komplo teorisinden oteye gecer mi, yoksa adaptasyonun en cirkin haliyle (yani tanim 3 misali) sehir sapienlerini cebren markete tabi mi ettirir? bunu da bilemiyoruz degil mi?

uzun lafin kisasi: bu uc tanimdan adaptasyonun en zararsiz hali / ve aslinda en faydali hali tanim 1'dir diyebiliriz.

toplum yasaminda adaptasyon:

simdi gelin bir de bunun toplum-yasamsal cikarimlarini yoralim.
aman suna dikkat,
bir: cehaletim buyuk bir ihtimalle beni hatali cikarimlar/benzesimler yoluna surukleyebilir. ama zaten kendi kendime konusmuyor muyum?
iki: kurtu turkten turku kutten ayiracagim. iyi niyet icin hassasiyetinin ince ayarini yapmak bana dusmez, sana duser.

1 henuz bir niyettir, umut edilen uyum yoludur. bu yol cift yonludur. kurt turkun kulturunu tanir, bilir her yonuyle anlar ve bunu menfaatine kullanir, yani burnunun ucundaki bu etnik grubla alis-veris icine girer. ve aslinda bu zaten kosullar geregi "fazlasiyla" boyledir. turk de ayni sekilde kurdun dilini, dinini, kulturunu ve tarihini bilir. bunu tanir ve bu bilgileri kendi varligini zenginlestirmek icin menfaatine kullanir. yani burnunun ucundaki bu etnik grubun varligini avantajina cevirerek bu organizmanin olusundan fayda saglar, ve hatta zaten yuzyillardan beri tum anadolu ve trakya halklariyla oldugu gibi kurt halkiyla da benzeri bir alisverisin icinde coktan oldugunu idrak eder, ve fakat sadece bunu hakkini vererek yapar. Bu sayede bu iki halk birbirini tutan bir olusa sahip olur. bu sayede bu iki halk uyum icinde var olur. adaptasyon sadece cicegin ari onu begensin diye guzel kokulara burunmesi degil, ayni sekilde arinin da cicegin guzel renkli yaprakraklarinin hangi cicege ait oldugunu bilmesi icin gorus kabiliyetini evirmesini gerektirir (evrimde amacsizligin farkindayim, kolayima geldigi icin boyle anlatiyorum). boyle yapmasalar birbirlerine faydasi olmayacak bu iki tur, genetik mantiklarini biz akli evvel sapienlerden elli bin kat yuksek bir kivraklikla kullanmis ve bu alakasiz durumdan yasamsal bir sonuc elde etmistir. eger ki turk insani kurt insanini tanirsa, bu esit uyumdan muhtesem bir beraberlik cikar mi, cikmaz mi? yasamadan bilemeyiz degil mi? bildigimiz tek sey, simdiye kadar uyum olmadigi, ve huzurun ve mutlulugun da olmadigi.

ama bunu yasayanindan bir ornek vermek gerekirse kotunun iyisi ingiliz halkindan bahsedebiliriz. avci-toplayici toplum formundan buyuk bir mutasyonla (mutasyon bence burda cografi kesifler ve akabinde sanayi devrimidir) somurucu-kolonici toplum formuna gecen bu bencil genli buyuk balik, her ne kadar koloni kurdugu halklari zamaninda tanim 2 ve hatta bazi zamanlar nazi almanyasina tas cikaracak sinsi yollarla tanim 3 kivaminda somuruye tabi tutmussa da, zamanla bu halklari taniyip onlardan bilgiler alip onlarla birlikte yasamayi ogrenebildi. yani bu kolonici haylazlar zamaninda sadece ateste etle besleniriken, bu gun var olan engiliz mutfaginin hemen hemen tum degerlerini hindi kardeslerimize borclu olduklarinin bilinci ve gururu icindedirler (en azindan vicdanli olanlari). ekonomilerini ikibinli yillarin krizinden, yine ayni hindi kardeslerimiz kurtarmistir. zamaninda kanini emdikleri tum halklari ne yapmis etmisler simdiki zamanda, gurur duyduklari, kulturel zenginliklerinin en bereketli pinari halinde okuyabilmislerdir (bu baska bir nevi kan emme degil midir? tartisilir. kani emiliyo gibi gornunen tolum da bu durumu avantajina cevirebilmis ve yani uyum saglayabilmisse, hayir derim. bu is artik kan emme degil, birbirini tutmadir. karsilikli uyumdur.). tabii ki bunu iyi niyetleriyle yapmamislardir. zaten ari da cicege karsi iyi/kotu niyet beslememistir. bunun adi yasami surdurebilme niyetidir. ve evrimsel mantikta tek kural degisimdir. yani adaptasyon. animsayiniz: degismez kanun degil isen (misal yer cekimi), doga ana olsan, ne olursan ol, yola gelir uyum saglarsin. bal arisi misali olan ingilaz turu sapienler evrimsel mantiklarini kullanmislar, ve kendilerini kolonici-somurgeci mutasyondan sonra tam tersi bir mutasyona tabi tutup, sanki o kirli islere karismamis gibi, esek arisi misali olan ameriklerle bir olup, kulturel cesitliligin muasir migferleri oluvermislerdir. neden uyum sagladi bu anglo bal arilari? cunku uyum saglamazlarsa bir sonraki mutasyon zamani sicrama yapamayip, her ne kadar baldan tatli da olsa, kendi kusmuklarinda bogulacaklarini icgudulemislerdi.

2 gunumuz kosulunun tanimidir. turkun kendini yer cekimi sanmasidir. iticidir bir durumdur. aslinda sizofrenik bir sekilde bir yandan kendini yercekimi sanar ve sinirlari dakilindeki tum halklarin kendi kanunlarina tabi olmasini ister ve bu halklarin uyumsuzluk gostermesi durumunda ya evrimin karanlik sayfalarinda kaybolmalarini, ya da haddini asip 3teki tanim sinirlarina girip genetik modellemeyle turklesmelerini bekler. o bekleye dursun, bir yandan da, sizofren karakterinin disariya bakan tarafi aslinda kendini bu yercekiminden nasibini alan bir organizma olarak gorur. bu organizma batinin somurucu ve mandaci cekimine uyum saglamaya zorlandigi sanrisina esdeger bir yogunlukta dogunun seriatiyla yargilanma korkusunu da besler. hal bu ki, ne disaridakiler degismez kanunlari dikte ediyordur, ne de turkun varligi bir kanun teskil edebiliyordur. turk turu sapienlerin, yani turumun anadoludaki orneklerinin anlamasi gereken sey aslinda toplumsal biyolojik ortamlarda yer cekimi olmadigidir. eger ki turumun ornekleri kanun sandiklari seyin degisken oldugunu gorselerdi, yerlerinde saymak icin, degisim akintisina karsi bu kadar caba goztermezler, sagina ve soluna karsi bu kadar utangac olmazlardi. ayni sekilde eger bu turki tur kendinin yasadigi toprakalarin degismezi oldugu hissinden siyrilabilse idi, simdi sadece turklugumle degil, kurtlugumle, lazligimla, asurlulugumla, ermeniligimle, rumlugumla, zazaliligimla, hititliligimle, libyaliligimla ve sayamadigim birsuru medeniyetleri kiskandiracak varoluslarimla, tarihimin secme kesitleriyle degil, akici butunuyle, dinimin sadece muslumluguyle degil, paganligiyla, goktanriligiyla, zerdustluguyle, yahudiligiyle, alevigiyle ve hristiyanligiyla da gurur duyabilecektim. bir degil bin olacaktim. tek bilesenli degil cok bilesenli olacaktim, daha zengin olacaktim. daha cok olacaktim. daha var olacaktim. bencil genlerim birazcik da evrim mantigiyla calissa, oldugu ortami saltlar diyari degil, uyum ve ahenk menseyi olarak tanisa, o zaman belki, kendi yarattigim sanrilarla ve oyuncaklarla oynayacagima, cikip sokakta arkadaslarimla oynayacaktim ve bu kadar utangac olmayacaktim. kim bilir? yasamadan bilemeyiz degil mi?

bunu yasayanindan ornek vermek gerekirse, yuceltmek icin hic degil ama ibn-i haldun damarinda, yasayan bir organizma olarak gordugum icin, yine ingiliz sapienlerinden laf acayim. bu yumurcaklarin hint kinalarini nerelerine surduklerinden zaten bahsettim. simdi baska bir acidan bakalim. bu halk turunun de zamaninda baskalarinin dikte ettigi kulturlere 2. tanim misali riayete mecbur olduklari olmustur. ve evrimsel mantiklari gelismis bu sapien turu, bundan da zararla ve turkun turke yasattigi utangaclikla degil, karla ve avantajla cikmayi becerebilmistir. bu halk normanla norman, romanla roman olmasini bilmistir. eyvah vatan millet, kultur elden gitti gidiyor diyecegine (kucuk olcekli serzenisleri goz ardi ediyorum), bu adamlar bizden aldigini aliyor, biz de isimize bakalim, kole gibi riayet edecegimize, bu durumu avantajimiza cevirelim demislerdir. bunu kasitli yapmamis da olsalar, bu refleksi gelistirebilmis olmak bile kayda deger. detaya girmek gerekirse (cok uzattin girme diyosan, buraya kadar okumasaydin arkadas); norman istilasindan sonra dillerinin safti kaymis, fransizcadan gecen kelimelrin bini bir para olmus ama banamisin dememislerdir. aksine, normanlara ocu gozuyle bakmaktansa onlar sayesinde tanistiklari herseyi kendileri yapmis gibi sahiplenmisler ve gunluk yasam pratiklerinin bir parcasi haline getirmislerdir. degismis ve uyumlu olmuslardir. ama bu adaptasyon riayet etmekten ote, istekli bir degisim gibi bile okunabilir. mesela normanlarin yazdigi anglo krallarinin tarihi, gunumuzde bizzat ingilazlar tarafindan, zatalilerinin modern tarihciliginin baslangici olarak anilir. norman o!, tu kaka denmemistir. benzeri sekilde roma imparatorlugunun kisa donemli ada sefasi suresince de adalilarin baskenti degismis, londra olmustur. ama bunlar, aman o romalilarin yaptigi baskent anglo sapienler bunu kullanmamali dememistir, he la, aslinda kita avrupaya da yakin, diyerekten baskentleri londra olarak kalmistir. yani anlayacaginiz, anglolar, degisen iklime uymus, sivri yapraksa sivri yaprak cikarmis, yassi yapraksa yassi yaprak cikarmis, oyle ya da boyle evrilip, kivrilip var olmus; kaybetmemis, kazanmis, yenilmemis, yenmistir. ayni soyun bebeleri simdi kuzey amreik kulturu etkisiyle yeniden dil degisimi gostermekte, sosyo-kulturel varolus pratiklerini tekrar tanimlamaktadir. bugun, iyi ya da kotu, kulturlerinin bir parcasi olan bireyselcilik amerik turunun bir hatirasidir. kimine gore ee follos olmus bunlar denilebilecek bu kultur, gunumuzun en baskin kulturlerinden biridir... benim gozumde bu sonuc, evrimin tamamlamayla degil devinimle gerceklestirilecegini idraklarina dayaniyor. devinimle, riayete mecbur birakildiklari faunadan, sebebi olanlarla esit kosullarda yararlanmayi basarabilmislerdir.
bir not daha, bugun kurt dilini yok goren turk sapienleri, osmanlidan sag cikabilmis bir iki anadolu dilini de sahipsiz birakmis, bu dillerin, ve dolayisiyla kulturlerin oyle ya da boyle sebebi olmustur. gelin gorun ki, kelt halki, turklerden once anadoluda var olan pek cok halk gibi, anglolardan once adadaydilar. ve bugun kelt dili,
talihsiz anadolu dillerinin aksine, hala konusulan bir dildir. ulke her ne kadar yuzyillardan beri hristiyan olsa da, pagan gelenekleri folklorlerinin onemli bir parcasidir, ve hala yasatilir.

3 icin yine soylenecek birsey yok. bu ancak zamaninda camasir suyuyla yikanip beyazlayacagini sanan, sonra maykil ceksin gibi tibbi yollarla bu emele ulasan siyahi insanlarin bahtsiz kaderiyle, ya da muthis ve mukemmel bir adaptasyon ornegi gosteren yahudi insanlarin yahudi dogduklari ve hitler almanyasi zamaninda yahudi olduklari gibi rastlantisal nedenlerle katledilmesi gibi vahsi ve igrenc orneklerle hatirlatilabilir. beki bu cig irkciligin, bu genetige elle mudahele girisimlerinin akibeti ne olmustur? uyum saglamayi reddeden ve kendini yer cekimi sanan adolf bey ve torunlari kusmuklarinda bogulmuslardir. bugun almanya, ben alman degilim, fransa sinirinda dogdum o yuzden ben fransizim diyen, ya da ben ingilterede 4 yil gecirdim aslinda almandan cok ingiliz gibi hissediyorum diyen ve kulturel birikimini, yakin tarihinin talihsizligine kurban eden, etnik kimliginden utanan bir grup sapiene vatan olmustur. yahudilerin kokunu kurutma derdine dusen politik duzen, kendi kulturunun kokune kibrit suyu ekmistir, ortak hafizalarini resetlemistir. uzak degil gectigimiz yuzyilda degisik uniformalariyla siyah sapienleri yakan ku klux klan vahsilerine yuva olmus amerik diyari, simdilerde siyahi bir baskana ikinci kez oy vermekle grur duyuyor. kusmuklarinda bogulmaktansa, bu esek arilari uyum saglamayi secerek dogru olani yaptilar. Ve ayni sekilde, siyahi baskan da, ulan bunlar benim ecdadimi otobuslerde arkalara attilar, beni kole ettiler diye atarlanacagina, ya da sadece siyahi vatandaslarini kayiracagina, tum amerik halkinin baskani olmaktan gurur duyuyor, yeni amerikleri oldugu gibi kabul edip, durumu avantajina ceviriyor, evriliyor, uyum gosterene o da uyum sagliyor.

3 icin kurt-turk ornegi yazmaya elim varmadi. lutfen burada susalim. yaranin derinlerine inmektense, degismeye calisalim. hesaplar ve alinganliklar ve evhamlardan kurtulup uyum saglayalim. esek arisi ameriklerin becerdiginin daha iyisini yapalim. turk insanina kurt insani baskanlik etsin, turk kurte oy vermekten, verebilmekten gurur duysun. kurt sadece kurtu degil, turku de, ermeniyi de, rumu da, lazi da ne varsa hepsini, bu insanlari temsil etmekten gurur duysun. varligimiz etnik kimligimize kurban olmasin, varligimiz hicbir kimlige kurban olmasin. armagan da olmasin. sadece var olalim, ama birlikte var olalim. mutlu olalim.
evrim disarda ve iceride tum etkilerden korumaya calisarak, laboratuar ortaminda olmaz. sagina, soluna, onuna, arkana, doguna, batina, icine ve disina duyarli olmakla baslar uyumlu olmakla devam eder.

adaptasyon toplumda, tanim 2 ya da tanim 3teki gibi uygulanamaz. halklar menzilinde adaptasyon istes bir olusun adidir. a'nin b'ye, b'nin a'ya uymasidir. karsilikli uyum saglamasidir.

en iyi niyetlerimle.
otto

ps: yaptigim genellemeler hazimsizlik, goz ardi ettigim detaylar huzursuzluk yaratabilir. affiniza ve iyi niyetinize siginiyorum. ama fakat, sunulan onermeler kasinti yaptiysa, acaba siz sabit fikirliliginize ve anlayissizliginiza siginabilecek misiniz? bilemeyiz degil mi?





Hiç yorum yok: